Ana içeriğe geç
ROMMER
Tedavi Alanı

Fizik Tedavi

Fizik Tedavi
Fizik Tedavi 2
Fizik Tedavi 3

Form göndererek Hasta Aydınlatma Metni'ni ve Ticari Elektronik İleti Aydınlatma Metni'ni okuyup onayladığınızı kabul etmiş sayılırsınız.

Fizik Tedavi Nedir?

Fizik tedavi, kas iskelet sisteminde gerek doğuştan gerekse sonradan gelişen fiziksel ve fonksiyonel bozuklukların tanı ve tedavisi üzerinde yoğunlaşan bir tıp alanıdır. Uzman fizyoterapistler eşliğinde uygulanan bu tedavi; ağrıyı azaltmayı, hareketi artırmayı ve yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefler.

Fizik Tedavide Hangi Yöntemler Uygulanır?

  • Soğuk ve sıcak tatbiki: Coldpack, hotpack, enfraruj, parafin banyosu
  • Derin ısı terapisi: Ultrason, kısa dalga diatermi, mikrodalga diatermi, ultraviyole
  • Elektroterapi: Galvani, faradi, TENS, diadinami, interferans, lazer terapi
  • İyontoforez: Ultrason veya elektroterapi ile ilaç geçişi
  • Hidroterapi: Kaplıca tedavisi, havuz tedavisi, balneoterapi, fango uygulamaları
  • Mekanoterapi: Mobilizasyon, manipülasyon, traksiyon, masaj, splint, korse, bandaj
  • Tedavi edici egzersiz uygulamaları
  • Ağrı kesici bantlama uygulamaları

Fizik Tedavinin Amaçları Nelerdir?

  • Ağrının azaltılması
  • Kasların gevşetilmesi
  • Dolaşımın olumlu yönde etkilenmesi
  • İnflamasyonun giderilmesi
  • Fonksiyonların düzenlenmesi ve hareketlerin artırılması
  • Kasların koordinasyonunun sağlanması ve güçlendirilmesi
  • İlaç ihtiyacının azaltılması
  • Duruş bozukluklarının önlenmesi ve düzeltilmesi

Fizik Tedavi Hangi Hastalıklarda Uygulanabilir?

  • Akut ve kronik ağrı tedavisi
  • Romatizmal hastalıkların takip ve tedavisi
  • Ortopedik rehabilitasyon ve spor yaralanmaları
  • Nörolojik ve nöromüsküler hastalıkların rehabilitasyonu
  • Çocuk rehabilitasyonu
  • Metabolik kemik hastalıkları (osteoporoz vb.)
  • Doğumsal veya edinsel eklem ve kemik bozuklukları
  • Kardiyak rehabilitasyon
  • Geriatrik rehabilitasyon
  • Pulmoner rehabilitasyon

Fizik Tedavi Uygulamalarının Faydaları Nelerdir?

  • Ağrı, uyuşukluk, karıncalanma ve güçsüzlüğün azalması
  • Eklem hareket açıklığının tekrar kazanılması
  • Gereksiz tıbbi ve cerrahi tedavilerin engellenmesi
  • Daha az ilaç kullanımının sağlanması
  • Hastalıkların kronikleşerek ilerlemesinin engellenmesi
  • Yaşam kalitesinin artması

Fizik Tedavi Kimlere Uygulanır?

Fizik tedavi; çocuklardan yaşlılara, sporculardan masa başı çalışanlara kadar her yaş grubundaki bireyler için uygundur. Ağrısı, hareket kısıtlılığı veya fonksiyon kaybı olan herkes fizik tedaviden yararlanabilir.

Fizik Tedavi Ne Kadar Sürer?

Bir fizik tedavi seansı uygulanan yöntemlere göre genellikle 30 ile 60 dakika arasında sürer. Tedavi süresi hastalığın türüne ve şiddetine göre değişmekle birlikte hafif sorunlarda 2–4 hafta, kronik durumlarda 6–12 hafta sürebilir.

Fizik Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Tedavi programına düzenli olarak katılın
  • Evde uygulama programına sadık kalın
  • Şikayetlerinizi fizyoterapistinizle paylaşın
  • Ağrınızın artması durumunda derhal bildirimde bulunun
  • İlaç değişikliklerini yalnızca hekim onayıyla yapın

Sıkça Sorulan Sorular

Fizik tedavi ağrılı bir süreç midir?+
Fizik tedavi genellikle ağrılı değildir; aksine temel amaçlarından biri ağrıyı azaltmaktır. Tedavi başlangıcında hafif kas yorgunluğu hissedilebilir, ancak keskin veya artan ağrı durumunda fizyoterapiste bildirilmesi gerekir.
Fizik tedavi seansı ne kadar sürer?+
Bir fizik tedavi seansı uygulanan yöntemlere göre genellikle 30 ile 60 dakika arasında sürer. Haftalık seans sıklığı hastalığın türüne göre hekim tarafından belirlenir.
Fizik tedavi öncesinde hangi tetkikler istenir?+
Şikayetin türüne göre hekim; röntgen, MR, EMG veya kan tahlili gibi tetkikler isteyebilir. Hangi tetkiklerin gerekli olduğuna muayene sırasında hekim karar verir.
Fizik tedavi sırasında ilaç kullanımı devam eder mi?+
Fizik tedavi ilaç ihtiyacını azaltmayı hedeflese de mevcut ilaçlar yalnızca hekim onayıyla düzenlenmelidir.
Fizik tedavi hangi durumlarda uygulanamaz?+
Aktif enfeksiyon, ateşli hastalıklar, kontrolsüz tansiyon, ileri kalp yetmezliği ve gebelik gibi durumlarda tedavinin ertelenmesi veya farklı planlanması gerekebilir.

Tedavi Ettiğimiz Rahatsızlıklar

Alanımızda uzmanlaştığımız rahatsızlıklara göz atın

Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi Huzursuz bacak sendromu (HBS), uzun süreli yani kronik bir hastalıktır. Huzursuz Bacak Sendromu bacaklarda rahatsızlık hissi ile ortaya çıkan, uykuya dalma ve uykuyu sürdürmeye zorlaştıran ve bazen ailevi özelliği de olan bir hastalık grubudur. Huzursuz Bacak Sendromu Nedenleri ? Huzursuz bacak sendromunda ailesinde bu hastalık öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda yer aldığı bilinmektedir. Genetik yatkınlığın dışında hastalık bir çok nedene bağlı ortaya çıkabilir ancak bu nedenler kontrol altına alındığında, hastaların önemli ölçüde rahatladığı görülmektedir. Huzursuz bacak sendromuna neden olan başlıca faktörler; B12 vitamin eksikliği, diyabet, böbrek yetmezliği, sigara kullanımı, fibromyalji, stres, kas hastalıkları olarak tanımlanabilir. Huzursuz Bacak Sendromu Belirtileri Nelerdir ? Hastalar akşam yatağa yattığında bacaklarında ağrı hissediyor ve bacağını koyacak yer bulamıyordur. Neredeyse yorganı ile kavga halindedir. Hastalar genellikle yakınmalarını tam tarif edememekle birlikte bacaklarda rahatsızlık, yanma, karıncalanma, germe hissi, ağrı ve uyuşmadan şikayet ederler. Akşamüstü ve gece yatarken bacaklar hareketsizken ortaya çıkan bu yakınmaları olan hastalar kalkıp dolaştığında, bacaklarını hareket ettirdiğinde veya masaj yapıldığında rahatladıklarını ifade ederler. Huzursuz bacak sendomu bazı dönemlerde düzelmeler (remisyon) bazı dönemlerde ise alevlenmeler (relaps) ile seyredebilir. Örneğin gebelik dönemlerinde alevlenmeyi arttırıp semptomların artış göstermesine neden olabilir. Ayrıca aşırı fiziksel aktivite, çok sıcak veya soğuğa maruz kalma, uykusuz kalma, bazı ilaçlar, alkol, kafein hastalıkta alevlenmelere yol açabilir. Huzursuz Bacak Sendromu Nasıl Teşhis Edilir? Huzursuz bacak sendromu tanısı, genellikle hastanın şikayetleri ve klinik bulgular doğrultusunda konulur. Bu sendrom için kesin sonuç veren tek başına bir laboratuvar testi veya görüntüleme yöntemi bulunmamaktadır. Tanı sürecinde hekim, hastanın bacaklarındaki rahatsızlık hissinin ne zaman başladığını, hangi durumlarda arttığını ve hareketle azalıp azalmadığını ayrıntılı olarak sorgular. Semptomların özellikle akşam ve gece saatlerinde, istirahat halindeyken belirginleşmesi ve hareketle geçici olarak hafiflemesi, huzursuz bacak sendromu tanısında önemli ipuçları arasında yer alır. Bunun yanı sıra hastanın tıbbi geçmişi, aile öyküsü ve kullandığı ilaçlar da değerlendirme sürecinin bir parçasını oluşturur. Huzursuz bacak sendromu belirtilerine yol açabilecek diğer sağlık durumlarını dışlamak amacıyla hekim tarafından bazı kan testleri istenebilir. Bu testler arasında demir düzeyi, ferritin, böbrek fonksiyon testleri, tiroid hormonları ve vitamin B12 gibi parametreler yer alabilir. Özellikle demir eksikliğinin tespiti, tedavi planının şekillenmesinde belirleyici olabilir. Bazı hastalarda uyku apnesi veya diğer uyku bozukluklarının da eşlik edip etmediğini anlamak için uyku uzmanına yönlendirme yapılabilir. Fizik muayene ve nörolojik değerlendirme de tanı sürecinin bir parçası olarak uygulanabilir. Tüm bu adımlar, doğru tanının konulması ve kişiye uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Huzursuz Bacak Sendromu Olan Kişiye Neler Önerilir ? Öncelikle hastanın yatak odasının sıcaklığı normal olmalıdır. Ayrıca hastanın rahat pijamalar kullanılması, aynı saatte uyuyup aynı saate uyanma, gündüz mümkün olduğunca uyumama, düzenli bir uyku uyanıklık döngüsünün oluşturulması gerekir. Hastalığın şikayetlerini şiddetlendirdiği bilinen alerji giderici ve beyinde dopamin düşürücü ilaçlardan uzak durulmalıdır. Günlük en az 45 dakika egzersiz yapılmalı, en az 1,5-2 lt bardak su içilmelidir. Fazla sıcak havalar sendromun belirtilerini tetikleyebilir. Huzursuz Bacak Sendromu Tedavi Edilebilir mi ? Huzursuz bacak sendromunun tedavisinde birçok ilaç kullanılmakla birlikte ilk olarak eşlik edebilen hastalıkların ve metabolik bozuklukların saptanması ve tedavisi gerekmektedir. Hastaların çoğunda kolaylaştırıcı nedenler tedavi edilse de (anemi, vitamin eksikliği vb.) yakınmalar devam edebilmektedir. Hafif şiddette yakınmalar masaj, sıcak-soğuk uygulama, egzersiz, tetikleyen ilaçlardan ve kafeinden uzak durma ile gerileyebilir. Huzursuz bacak sendromunun orta ve şiddetli düzeyde seyrettiği hastalarda ise ilaç tedavisi başlanır. Yakından takip edilen bu hastalarda doz ayarlaması yapılarak hastalığın aktivitesi baskılanır. İlaç tedavisi ile hastaların çoğunda oldukça yüz güldürücü sonuçlara ulaşılması mümkündür.

Detay
Yaşlılarda Kas Erimesi (Sarkopeni)

Yaşlılarda Kas Erimesi (Sarkopeni)

Yaşlılarda Kas Erimesi Tedavisi Tıp dilinde sarkopeni olarak adlandırılan yaşlılarda kas erimesi, ilerleyen yaşa bağlı olarak kas kütlesi ve fonksiyonlarında meydana gelen istem dışı kayıptır. Yaşlılarda kas erimesi neden olur? Genelde 65 yaş üstü hastalığı olarak bilinen sarkopeni , yaşamamız gereken normal bir süreçtir. Otuzlu yaşlardan sonra yıllık yaklaşık %1 civarında kas dokusu kaybı yaşanır. Yaşlılık ; 65 yaşından itibaren başlayan ve 80 yaşından sonra iyice hızlanan bir seyir izler Beslenme ; yaşlanma ile birlikte ağızda alınan tadın azalması, bozulması veya yetersiz beslenme sonucu protein alımında azalma Fiziksel aktivitede azalma ve hareketsiz bir yaşam Testosteron ve büyüme hormonu gibi, kas dokusunda protein yapımı arttıran hormonların salgılanmasında yaşla birlikte meydana gelen azalmalar Yaşlılarda kas erimesi neden önemlidir? Fiziksel olarak bağımsız bir hayat sürdürebilmek için sağlıklı bir kas dokusu ve kas fonksiyonlarına sahip olabilmemiz gerekir. Yaşlılarda kas erimesi çeşitli sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olarak fiziksel yetersizlik, düşük yaşam kalitesi, travma ve ölüm gibi istenmeyen sonuçlarla bitebilir. Yaşlılarda kas erimesi belirtileri nelerdir? Kaslarda zayıflık ve güçsüzlük Merdiven çıkarken zorlanma Denge bozuklukları, düşme Günlük fiziksel aktiviteleri gerçekleştirmede zorlanma Kas kütlesinde azalma Oturur pozisyondan, kalkıp, yürüyüşe geçmekte zorluk Yaşlılarda kas erimesi nasıl teşhis edilir? Sarkopeni testi ve sarkopeni ölçümleri yapılarak olayın derecesi saptanabilir. Yaşlılarda kas erimesi teşhisini koyabilmek için, mutlak suretle bireylerde kas kütlesi, kas kuvveti ve fiziksel performans açısından gerekli analizleri yapılmalıdır. Yaşlılarda görülen kas erimesi tedavi edilebilir mi? Yaşlılarda kas erimesini önlemeye yönelik, şu ana kadar onaylanmış herhangi bir ilaç yoktur. Burada, birtakım koruyucu önlemler ön plana çıkmaktadır. Yaşlılarda görülen kas erimesini önlemek için neler yapabiliriz? Yapılacak direnç (dayanıklılık) egzersizleri ve eğitimi ile yaşlılarda kas erimesi önlenebilir Haftada en az iki kez olmak kaydıyla, kas güçlendirici egzersizler yaptırılmalıdır Diyetisyen eşliğinde yaşlılarda kas erimesini engelleyen besinler verilmelidir Yüksek kaliteli protein diyeti, başta D vitamini olmak üzere bazı vitamin takviyeleri

Detay
Fibromiyalji Sendromu (Kas Romatizması)

Fibromiyalji Sendromu (Kas Romatizması)

Fibromiyalji Sendromu (Kas Romatizması) Tedavisi Fibromiyalji sendromu (FMS) yorgunluk, sabah tutukluğu, depresyon, uyku bozuklukları başta olmak üzere yaygın ağrıların eşlik ettiği, çeşitli somatik ve psişik semptomlarla seyreden bir hastalıktır. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen fibromiyaljinin (FM) toplumda genel görülme sıklığı yaklaşık %1-2 civarında olup, kadınlarda 3 kat daha fazla görülmektedir. En çok 40-55 yaşlarında görülen FM, özellikle eğitim ve ekonomik seviyeleri ortalamanın üstünde olan kişilerde daha sık izlenmektedir. Fibromiyalji Sendorumu Nedir? Yumuşak doku romatizması olarak bilinen FMS, başlıca uyku bozuklukları, kaslarda yaygın ağrı ve hassasiyet, yorgunluk, halsizlik ve sabah tutukluğu ön planda olmak üzere bir dizi yakınmalar ile seyreden bir hastalıktır. Fibromiyalji hastalarında kas ağrısı şikayetlerine sıklıkla depresyon ve uyku bozuklukları eşlik etmektedir. Yapılan çalışmalarda fibromiyaljili hastalarda, depresyonun eşlik etme olasılığı %20-80 iken, dinlendirici olmayan uyku (derinleşemeyen uyku) bozukluklarının eşlik etme oranları ise %75-90 olarak bulunmuştur. Fibromiyalji Sendromunun Nedenleri Nelerdir? Uzun zamandır tanınan bir sendrom olmakla birlikte, nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik faktörler; uzun yıllardır üzerinde durulmaktadır. Birinci derece yakınlarında FM görülen kişilerde, bu hastalığa yakalanma riski 8 kat daha yüksek bulunmuştur. Çevresel faktörler; özellikle çocukluk yaşlarında yaşanan duygusal ve fiziksel travmaların FM için risk oluşturduğu bilinmektedir. Psikolojik faktörler; FM ile psikolojik komponentler arasında yakın ilişki gözlenmektedir. Depresyon, anksiyete ve uyku bozukluğu olan kişilerde, FM görülme sıklığı çok daha yüksek oranlarda olmaktadır. Travmalar; motorlu araç kazaları gibi büyük fiziksel travmalar nedenler arasında kabul görmektedir. RA(romatoid artrit), AS(ankilozan spondilit) gibi romatizmal hastalıklar, FM''yi tetikleyen nedenler arasında gösterilmektedir. Bazı virüslerin, Fibromiyaljiden sorumlu olabileceği ileri sürülmektedir Eğitim ve ekonomik düzey; ortalamanın üstünde olan kişilerde daha sık görülmektedir. Kişilik yapısı; mükemmelliyetçi ve işkolik bir yaşantı şekli olanlar, mesleki olarak mimarlar, gazeteciler ve finans sektörü çalışanlarında daha sık rastlanmaktadır. Fiziksel aktivite; sedanter bir yaşantı süren, hareketsiz kişilerde daha sık görülmektedir. Fibromiyalji Sendromunun Belirtileri Nelerdir? FMS''de en sık rastlanan şikayet kas ağrısıdır. Ağrılar genellikle boyun ve bel bölgesinde daha çok olmak üzere omuz, dirsek, diz ve ellerde fazlaca görülür. Genellikle kronikleşme eğilimi gösteren, sabahları ve günün ilerleyen saatlerinde görülen yorgunluk Uyku problemleri ; uzun süren uykuya rağmen dinlenmemiş hissetme, yataktan kalkmada zorluk Depresif ruh hali, kaygı, anksiyete, panik atak gibi psikolojik değişiklikler Odaklanmada zorluk, sersemlik hissi, dikkat dağınıklığı, baş dönmesi Gerilim ve migren tipi baş ağrıları Işığa, sese, kokuya duyarlılık Belirsiz sindirim sistemi şikayetleri (mide bulantısı, reflü, karında şişkinlik) Fibromiyalji Sendromu Tedavisi Nasıl Olmalıdır? FMS''da ağrılara neden olan ve fibrozit adı verilen kas düğümleri, fizik tedavi yoluyla düzelebilmektedir. Stresten arındırılmış düzenli bir yaşam, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve egzersiz tedavinin temelini oluşturur. Egzersiz; düşük yoğunluklu aerobik egzersizlerin haftada en az üç kez uygulanması önerilir. Yüzme, yürüyüş, bisiklet ve su sporları tercih edilmelidir. Fizik tedavi; adalelere yönelik uygulamalar oldukça olumlu sonuçlar vermektedir. Aerobik dans, germe ve gevşeme egzersizleri, pilates, yoga da faydalıdır. Sıcak uygulamalar, elektrik stimülasyonları, kaplıca ve masaj tedavileri denenmelidir. Uyku hijyenine dikkat edilmeli; uykudan önce çay, kahve, alkol kullanılmamalıdır. Hazır ve işlenmiş gıdalar ile şeker ve undan uzak durulmalı, lifli gıdalarla beslenilmelidir.

Detay
Bel Düzleşmesi

Bel Düzleşmesi

Bel Düzleşmesi Tedavisi Bel çukuru düzleşmesi de denilen lomber lordoz azalması, genellikle sonradan oluşan yani kavisin ortadan kalkması bozukluğudur. Genel nedenleri arasında ilk sırada duruş bozuklukları gelmektedir. Bel Düzleşmesi Nedir? Bel bölgesinde yapısal olarak bulunan eğriliğin azalması veya ortadan kalkmasına bel düzleşmesi denmektedir. Tıp dilinde lomber lordozis denen bu hastalıkta ağırlık merkezi yer değiştirmekte, bunun sonucu olarak da omurga ve bele binen yük dağılımında değişmeler gerçekleşmektedir. Bel Düzleşmesi Neden Olur? Birçok nedeni olsa da başlıca neden hareketsiz yaşam tarzıdır Masa başında veya farklı bir konumda uzun süre yanlış pozisyonda oturmak Fazla kilolu olmak Ağır yük taşımak veya meslek olarak bunu devam ettirmek zorunda olmak Düşme vb. gibi nedenlerle bel bölgesine darbe almak Ankilozan spondilit (AS) gibi omurganın tamamını tutan hastalıkların sonucu Başta laminektomi olmak üzere omurga cerrahisi sonrası Skolyoz gibi doğuştan gelen bazı omurga hastalıkları Kemik erimesi ve kemik zayıflığı gibi nedenler Bel Düzleşmesinin Belirtileri Nelerdir? En önemli belirti bölgesel ağrıdır Vücudun dik durmasında zorlanmalar yaşanabilir Öne doğru eğik durma, eğilme ihtiyacı artabilir Kas ağrıları ve yorgunluğa neden olabilir Zaman içinde bacaklara vuran ağrılar ortaya çıkabilir Bel Düzleşmesi Nasıl Teşhis Edilir? Hastayı doktora getiren şikayet genellikle ağrıdır. Fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına yapılan müracaat ile ayrıntılı öykü alınır. Yapılacak detaylı bir fizik muayene ile hastalık tanısı konur ya da şüphelenilir. Bel Düzleşmesi Tedavi Edilebilir mi? Tedavi edilebilir ancak tedavide konservatif olunmalıdır. Bu nedenle fizik tedavi ve rehabilitasyon ilk seçenek olarak tercih edilmelidir. Öncelikle bel egzersiz uygulamaları düşünülmeli, egzersizler ile kısalmış ve sertleşmiş kaslar rahatlatılmalıdır. Bunun için açma germe, güçlendirme ve esneme egzersizleri planlanmalıdır. Zamanında uygulanacak fizik tedavi ve rehabilitasyon programları ile yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Bel düzleşmesi tedavisinde kaslarda tembelliğe yol açacağı için bel korsesi önerilmemektedir.

Detay
Bel Fıtığı

Bel Fıtığı

Bel Fıtığı Nedir? Omurga, omur adı verilen ve birbiri üstüne binen kemik yapılardan oluşur. Disk ise bağ dokusundan oluşan ve iki omur arasında yastık görevi yapan bir yapıdır. Diskin dış tabakası serttir ve kabuk (anulus fibrosus) adını alır. Merkezi ise jel kıvamındadır ve çekirdek (nucleus pulposus) adı verilir. Yaşlanma ile birlikte diskin merkezi su kaybeder ve yastık görevini yitirir. Bu durum diskin merkezinin dış tabakadan fırlamasına ve fıtıklaşmasına neden olur. Çoğu bel fıtığı L4-L5 (bel 4.üncü ve 5.inci omur), ile L5-S1 (bel 5.inci ve leğen 1.inci omur) omurları arasındaki disklerde meydana gelir. Fıtıklaşan disk sinire bası yaparak ağrı, uyuşukluk ve bacaklarda siyatik denen güçsüzlüğe neden olur. Bel Fıtığı Neden Olur? Aşırı kilolu olmak bel fıtığına zemin hazırlar; vücudumuzun ağırlığını omurgamız taşıdığı için fazla kilo disk üzerinde baskı oluşturur. Günlük yaşantımızda ağır kaldırma ve yanlış hareketler özellikle beli döndürerek eğilmek büyük risk oluşturmaktadır. Ağır fiziksel aktivite, vücudu vibrasyona maruz bırakan meslekler ve uzun süre ayakta durma veya oturma bel fıtığı riskini artırır. Yaşın ilerlemesiyle diskleri besleyen damarlar ve disk su miktarı azalır, disk yastık işlevini kaybeder. Kalıtsal nedenler de bel fıtığından sorumlu tutulmaktadır. Bel Fıtığının Belirtileri Nelerdir? En sık belirtisi belde ve bacakta olan ağrıdır Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma Hareket kabiliyetinin kısıtlanması Yürümede ve oturmada güçlük Yürürken topallama İlerlemiş bel fıtıklarında bacaklarda felç, cinsel bozukluklar, idrar ve dışkı yaparken zorlanma ya da idrar tutamama gibi şikayetler de ortaya çıkabilir. Bel Fıtığının Tedavisi Tedavi fıtıklaşma sonucu sinir basısının derecesine göre değişir. Sadece bel ve bacak ağrısı varsa kas gevşetici ve ağrı kesici ilaçlarla birlikte kısa süreli yatak istirahati önerilir. Ultrason, elektrik uyarı, sıcak-soğuk uygulama ve masaj ile kas spazmı çözülmeye çalışılır. İlk zamanlarda yumuşak germe egzersizleri ve duruş değişiklikleri önerilir. Ağrı azaldıkça daha kapsamlı egzersizlere geçilir. Akut dönemdeki şiddetli ağrılarda hassas noktalara lokal anestezik veya steroid enjeksiyonları uygulanabilir. Tıbbi ve fizik tedaviye rağmen ağrılar devam ediyorsa, bacaklarda güç kaybı varsa veya idrar sorunları mevcutsa cerrahi konsültasyon gerektirir.

Detay
Bel Kayması

Bel Kayması

Bel Kayması Nedir? Tıp dilinde spondilolistezis denilen bel kayması omurgayı oluşturan omurlardan üsttekinin, alttaki komşu omur üzerinden kayması sonucu oluşur. Omurganın düzlem olarak bütünlüğünün bozulması ile sonuçlanan bu durumun, genel popülasyonda görülme sıklığı yaklaşık %3-5 civarındadır. Bel Kayması Neden Olur? Travmalar; künt veya minör, mikro travma tarzında olabilir. Doğumsal omurga gelişim bozuklukları. Genetik faktörler; ailesel bağın yüksek olabileceğine dair kanıtlar mevcuttur. Kemiklerde dejenerasyon; genellikle 50''li yaşlardan sonra karşımıza çıkan bir durumdur. Kanser, bazı kan hastalıkları gibi yayılma gösteren patolojiler. Bel Kayması Belirtileri Nelerdir? Hastaları hekime getiren en yaygın şikayet ağrıdır. Öne doğru eğilmekle artan ağrı, arkaya doğru eğilmekle azalma gösterir. Ağrının lokalizasyonu genellikle bel ve kalça bölgesidir. Ağır kaldırmak, uzun yol yürümek, uzun süre ayakta kalma ile artan ağrı istirahat ile azalır. Bel Kayması Nasıl Teşhis Edilir? Ayrıntılı hikaye, iyi bir fizik muayene ve yardımcı radyolojik testler genellikle tanıyı koydurur. Özellikle yandan çekilen direkt grafiler tanı koydurucudur. BT, MR ve kemik sintigrafisi gibi ileri yöntemler takip ve tedavide önem kazanır. Bel Kayması Nasıl Tedavi Edilir? İlk tedavi yaklaşımı konservatif olmalıdır; çoğu hasta konservatif tedaviye iyi yanıt verir. Bazı sportif aktivitelerden kaçınarak sınırlamalar getirmek Ağrı olduğunda NSAİD gibi ilaçlar kullanmak Antilordotik rigit bel korsesi kullanmak (en az 3-6 ay) Fizyoterapi Egzersizler ile bel, kalça, sırt ve karın kasları güçlendirilmelidir. Hastalar yüzme, yürüme ve egzersiz bisikleti gibi aktivitelere özendirilmeli; koşma gibi yük bindirecek aktivitelerden uzak durmaları konusunda uyarılmalıdır.

Detay
Boyun Düzleşmesi

Boyun Düzleşmesi

Boyun Düzleşmesi Tedavisi Boyun düzleşmesi, boynun kendine has olan ''C'' şeklindeki kıvrımını kaybederek daha düz hale gelmesidir. Boyunda bulunan bu eğriliğin görevi başın ağırlığını bir süspansiyon gibi taşımaktır. Özellikle atlama, sıçrama gibi eylemler sırasında başın hareketinin sırt omurlarına daha az yansımasını sağlar. Boyun Düzleşmesi Neden Olur? En yaygın neden uyanıkken veya uyurken uzun süre bozuk bir duruşta kalmaktır. Cep telefonu, tablet ve bilgisayara uzun süre bakmak önemli bir risk faktörüdür. Genel nedenler: Boyun fıtığı ve dejenerasyonu (disk hastalığı) Kemik ve eklem hastalıkları Kötü pozisyonda oturmak, kalkmak, çalışmak ve yatmak Özellikle arkadan çarpma tarzı trafik kazaları Boyun Düzleşmesinde Belirtiler Nelerdir? Kas ağrısı ve spazmlar; boyun hareketleriyle artan, kürek kemikleri arasına yayılan ağrı Sinirsel yakınmalar; boyun bölgesindeki sinir köklerine baskı sonucu oluşan çeşitli şikayetler Yıllar içinde osteofitler (kemik çıkıntılar) gelişerek sinir basısına neden olabilir Omurga esnekliği kaybı; travmalara karşı daha savunmasız hale gelir Boyun Düzleşmesinde Nelere Dikkat Edilmelidir? Dik oturma sağlanmalı; sandalye yüksekliği ayaklarınız yere temas ettiğinde dizler 90 derece açı yapacak kadar olmalıdır Monitörün üst kenarı kaşınızın hizasında olmalıdır Sürekli masa başında çalışanlar iki saatte bir ara vererek boyun egzersizleri yapmalıdır Boyun Düzleşmesi Nasıl Tedavi Edilir? Boyun düzleşmesi çoğu zaman mekanik bir problemdir. Vücudun doğal duruşunu destekleyerek eski haline getirmek sinirler, kaslar ve diskler üzerindeki yükü azaltacaktır. Boyunluk ağrılı dönemlerde hekim kontrolünde kullanılabilir. Gece yatmak için uygun yastık seçimi de önemlidir.

Detay
Boyun Fıtığı

Boyun Fıtığı

Boyun Fıtığı Tedavisi Omurgamızı oluşturan omurlar arasındaki disk denen yastıkçıklar, adeta darbe emici bir süspansiyon gibi görev görürler. Disk yapılarda meydana gelebilecek herhangi bir hasar, diskin içinde bulunan jelatinöz kıvamdaki sıvının disk dışına doğru çıkmasına neden olur. Bu durumun boyunda meydana gelmesiyle boyun fıtığı oluşur. Boyun fıtığı en sık C5-6 ve C6-7 bölgelerinde meydana gelir. Boyun Fıtığı Neden Olur? Genellikle 20-40 yaşları arasındaki kişilerde görülür. Çeşitli kazalar sonucu kafaya alınan darbeler Dengesiz bir şekilde ağırlık kaldırmak Yaşlanmaya bağlı disk sıvısında azalma Bilinçsiz olarak yapılan spor ve egzersizler Ters ve ani yapılan hareketler Bazı meslek grupları (şoförler, bankacılar, öğretmenler) Boyun kaslarında zayıflık Yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir? Boyun, sırt, kol ve omuzlarda ağrı Kollarda uyuşma ve his kusurları Kollarda karıncalanma ve güç kaybı Enseden sırta ve kollara vuran ağrı Reflekslerde azalma Boyun Fıtığında Nelere Dikkat Edilmelidir? Doğru oturuş pozisyonunda olunmalı Boyunu zorlayacak yükleri taşımaktan kaçınılmalı Boyun kaslarını geliştirecek spor ve egzersizler yapılmalı Uyurken uygun yükseklikte ve kalitede yastık kullanılmalıdır Boyun Fıtığı Nasıl Tedavi Edilir? Doğru duruş ve oturma pozisyonları öğretilmeli, ağır yük taşımaktan kaçınılmalıdır. Akut dönemde istirahat, ilaçlar ve boyunluk kullanılabilir. Fizik tedavi müdahaleleri; boyun kasları güçlendirme egzersizleri, doktor tarafından yapılacak traksiyon uygulaması, sıcak/soğuk terapi ve elle masajı kapsar. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyatsız iyileşme gösterir.

Detay
Boyun Tutulması

Boyun Tutulması

Boyun Tutulması Tedavisi Boyun tutulması, her yaş grubunda görülen ve yaygın olarak karşımıza çıkabilen bir rahatsızlıktır. Bu yakınma günlük hareketlerimizi kısıtlar, ağrı ve acı çekmemize neden olur. Günümüzde masa başı çalışma stilinin değişmesi ve çalışma saatlerinin artması nedeniyle güncel problemlerden biri haline gelmiştir. Boyun Tutulması Neden Olur? Bazı meslek grupları; yapılan iş zamanla vücudu ve duruş pozisyonunu etkileyerek şikayetler oluşturabilir Masa başında hareketsiz çalışmak; uzun süreli olarak bir yerde sabit durmak Uzun süre bilgisayar, tablet, cep telefonu kullanmak Uzun süreli, kesintisiz araba kullanmak Tek kol ile ağır çanta gibi yük taşımak veya ağır ev işleri yapmak Uykuda yapılan ani hareketler Terleme sonrası ani soğuma, rüzgarda kalma ve klimalı ortamlar Yatarken uygun olmayan sertlik ve yükseklikte yastık seçilmesi Romatoid artrit, osteoartrit, boyun fıtığı, fibromiyalji gibi hastalıklar Boyun Tutulması Belirtileri Nelerdir? Ağrı; en belirgin şikayettir. Boyun tutulduğunda kişi genellikle başını bir yöne döndüremez. Karıncalanma, uyuşma, zayıflık; çoğunlukla tek bir kolda hissedilir. Baş ağrısı; boyun kaslarında meydana gelen gerginlik sonucu oluşur. Boyun Tutulması Nasıl Düzelir? NSAİD ilaçlar ile kas gevşeticiler kullanılabilir İstirahat; dokunun kendisini onarması için zaman kazandırır Sıcak-soğuk uygulama; ilk 24-48 saatte ağrı en şiddetlidir Hafif egzersizler ve esneme hareketleri yapılmalıdır Fizik tedavi ve boyun kaslarını güçlendirici egzersizler TENS uygulaması ile ağrılı bölgeye elektriksel uyarılar verilebilir Kısa süreli yumuşak boyunluk ile boyun desteklenebilir

Detay
Sinir Sıkışması

Sinir Sıkışması

Sinir Sıkışması Tedavisi Kol, bacak, el ve ayak gibi tüm uzuv hareketlerinin kusursuz gerçekleşebilmesi için sinirsel iletinin tam olması gereklidir. Bu sinirlerin geçtikleri ince kanallarda basıya uğramasına sinir sıkışması denir. Sinir Sıkışması Neden Olur? En sık görülen sinir sıkışması rahatsızlığı el bileği median bölgesinde görülen karpal tünel sendromudur. Bunun yanı sıra ulnar sinir sıkışması, peroneal sinir sıkışması da görülebilir. Diğer nedenler: Kırılan ya da yerinden kayan kemikler Diyabet, tiroit hastalıkları, obezite, menopoz Romatizmal hastalıklar Duruş ve oturuş bozuklukları, tekrarlayan yanlış hareketler Sinir sıkışmaları özellikle 40-60 yaş aralığındaki kadınlar, piyanistler, bilgisayar operatörleri, bankacılar ve ellerini aşırı kullanan kişilerde daha sık görülmektedir. Sinir Sıkışması Belirtileri Nelerdir? En önemli belirti gece uykudan uyandıran el uyuşmalarıdır. Zamanla el parmaklarında kuvvet azalması ve elde tutulan eşyaların düşmesi gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bacaklarda ileri derecede sinir sıkışmasında hasta yürüyemez, ayağını sürümeye başlayabilir. Sinir Sıkışması Nasıl Teşhis Edilir? Ayrıntılı hikaye ve fizik muayene ile genellikle teşhis konabilir. EMG (elektromiyelografi) ile daha erken evrede bile tanı kesinleştirilebilir. Sinir Sıkışması Nasıl Tedavi Edilmelidir? Kuvvet kaybı gelişmemiş olgularda konservatif tedavi uygulanır; sinirin sıkıştığı bölgeyi rahatlatmak için atel, enjeksiyon, anti-inflamatuar ilaçlar ve fizik tedavi kullanılabilir. Fizik tedavide hidroterapi, ultrason, parafin, lazer ve manyetik alan tedavileri uygulanır. Ağır sinir sıkışıklığı saptanırsa cerrahi tedavi düşünülmelidir. Sinir Sıkışmalarından Korunmak İçin Neler Yapabiliriz? Oturuş, yatış ve duruş pozisyonumuza dikkat edilmeli, uzun süre yanlış pozisyonda kalınmamalıdır Sürekli klavye ve fare kullanan kişiler bileklerini uzun süre bükülü tutmamalıdır Ellerle çok fazla yük taşınmamalı ve bilekler bükülü tutulmamalıdır Bağ, eklem ve kasları güçlü tutmak için düzenli germe ve esneme egzersizleri uygulanmalıdır

Detay
Tendinit ve Bursit

Tendinit ve Bursit

Tendinit Nedir? & Tedavisi Tendonlar, kasların incelerek bağ halini alıp kemik üzerine tutundukları yapılardır. Aşırı kullanmaya bağlı olarak bu bağlanma noktalarında inflamasyon ve ödem gelişebilir; bu tablo tendinit olarak adlandırılır. Tendinit ve bursit genellikle omuz, dirsek, bilek, kalça, diz ve ayak bileğini tutan bir hastalık grubudur. Bursit Nedir? Bursalar kemik, kas, tendon ve deri gibi hareketli yapılar arasında yastıkçık görevi gören küçük kese şeklindeki dokulardır. Bunların iltihaplanması tabloya bursit denmektedir. Tendinit ve Bursitin Nedenleri Nelerdir? Klavye kullanırken uzun süre aynı hareketi sürdürmek, kesme/doğrama işlerini ardı ardına yapmak Makas, pense gibi sıkıştırmalı el aletlerini uzun süreli kullanmak Tenis ve benzeri sporlarda sürekli backhand tarzı vuruşları tercih etmek Yaşlılıkta bacak, kalça ve dirseklerde daha sık ve yaygın görülür Gut, diyabet, kan ve böbrek hastalığı olan kişilerde daha sık izlenir Tendinit ve Bursit Nasıl Tedavi Edilir? İstirahat; kısa bir süre için eklem istirahate alınmalıdır Soğuk uygulama; günde 2-4 kez 10-15 dakikalık buz uygulaması faydalıdır İlaçlar; NSAİD ve ağrı kesiciler Steroid enjeksiyonları bazı tendinitlerde kısa süreli fayda sağlayabilir Destekler; ekleme binen yükü azaltmak amacıyla ortezler kullanılabilir Fizik tedavi; güçlendirme ve germe egzersizleri, sıcak/soğuk uygulama, masaj ve kişiye özel egzersiz programları Tendinit ve Bursitte Alınması Gereken Önlemler Spor veya egzersiz yapmadan önce ısınma ve germe hareketleri yapılmalıdır Egzersize yavaş başlanmalı, ısındıkça dozaj artırılmalıdır Her gün düzenli ancak düşük yoğunluklu egzersiz, haftada bir yoğun egzersizden daha sağlıklıdır

Detay
Kifoz (Kamburluk)

Kifoz (Kamburluk)

Erişkin Kifozu (Kamburluk) Tedavisi Doğumdan yaşlılığa kadar omurganın sagital (yandan) dizilimi sürekli değişim içindedir. Boyun, sırt, bel ve leğen kemiği olmak üzere birbirini izleyen dört adet ters eğrilik meydana gelir. Erişkin Kifozu Nedir? Kamburluk adı da verilen erişkin kifozu, sırt bölgesinde omurganın öne doğru eğilmesinde artış meydana gelmesidir. Rahat pozisyonda yandan çekilen grafilerde T5 ile T12 arasındaki Cobb açı ölçümü normalde 10-40 derecedir. Bu açının 40 dereceden fazla olması kifoz olarak adlandırılır. Kifoz Neden Olur? Omurganın dış etkenlerle dejenerasyona uğraması Osteoporoz nedeniyle gelişen dejeneratif disk hastalıkları Kaza veya travma sonucu oluşan kırıklar Doğumsal gelişen anormalliklere bağlı olarak Omurga çevresindeki dokularda inflamasyon ve enfeksiyon Tbc gibi omurganın primer enfeksiyonları Nöromusküler hastalıklar Omurgayı etkileyen tümörler Erişkin Kifozunun Belirtileri Nelerdir? En net belirti öne doğru olan eğikliktir Sırt ve omuzda sertlik ve ağrı Bacaklarda sürekli uyuşma ve zayıflama Kaslarda aşırı yorgunluk hissi Duruş bozuklukları, dik durmada güçlük Nefes darlığı ve solunum güçlüğü Kamburluk Önlenebilir Mi? Kamburluğun en sık nedeni kötü duruştur. Kifoz egzersizleri ile karın, göğüs, bacak ve omurga çevresi kaslarının güçlendirilmesi kamburluğu normal sınırlar içine çekebilir. Erişkin Kifozu Tedavi Edilebilir Mi? 50-55 dereceye kadar olan kifozu olan hastalarda düzenli egzersiz, doğru duruş teknikleri uygulanması ile belirgin düzelmeler gözlenebilir. Kifoz derecesi 50-70 derece arasında ise kifoz korsesi tavsiye edilir.

Detay
Karpal Tünel Sendromu

Karpal Tünel Sendromu

Karpal Tünel Sendromu (El Bilek Sinir Sıkışması) Tedavisi Karpal tünel, el bileği kemikleriyle karpal ligaman arasında oluşan dar bir kanaldır. Bu kanaldan geçen median sinir, baş, işaret, orta ve yüzük parmaklarının hissini ve bazı hareketlerini sağlar. Kanalın daralması sonucunda median sinir sıkışır ve karpal tünel sendromu ortaya çıkar. Karpal Tünel Sendromu Neden Olur? Sinir üzerindeki basınç birkaç şekilde ortaya çıkabilir: Parmakları büken kirişlerin çeperlerinin şişmesi Eklem kırık ve çıkıkları, yumuşak doku travmaları Bileği uzun süre bükülü tutmak gibi postüral nedenler Gebelik esnasında ödeme bağlı olarak (doğum sonrası sıklıkla kendiliğinden düzelir) Karpal Tünel Sendromu Kimlerde Görülür? Aşırı el işi yapan ev kadınları, bilgisayar kullanan bankacılar, sekreterler ve müzik aleti çalanlar gibi gruplarda daha sık izlenir. Diyabet, hipotiroidi, romatizmal hastalıklar ve obezitede de daha fazla görülür. Kırk yaş üstü kadınlarda erkeklerden dört kat daha sık karşılaşılır. Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir? Hastalık genellikle ağrı ile başlar; ağrı bazen kola da yayılabilir. Beraberinde avuç içinde ve parmaklarda uyuşmalar, yanma ve el parmak hareketlerinde güçsüzlük şikayetleri ortaya çıkar. Uyuşmalar gece hastayı uykudan uyandıracak şekilde şiddetli olabilir. Erken dönemde teşhis edilmez ve önlem alınmazsa şikayetler giderek kötüleşir; zamanla nesneleri kavramada zorluk ve avuç içi kaslarında erime meydana gelir. Karpal Tünel Sendromu Nasıl Teşhis Edilir? Kalıcı hasar oluşmadan önce erken teşhis ve tedavi çok önemlidir. EMG (elektromiyelografi) tetkiki ile median sinirin sıkışıp sıkışmadığı, sıkıştığı nokta ve derecesi saptanabilmektedir. Karpal Tünel Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır? Altta yatan diyabet veya hipotiroidi gibi bir hastalık yoksa, genellikle en az iki hafta boyunca etkilenen el ve bileğin dinlendirilmesi gerekir. El bileğinin atel ile sabitlenmesi, özellikle geceleri uygulanacak istirahat ateli önemlidir. NSAİD''larla ağrılar giderilebilir. Geçmeyen ağrılarda bilek için kortizon veya lokal anestezik enjeksiyonu uygulanabilir. Belirtiler 6 ay veya daha fazla sürerse ya da EMG''de ileri sinir hasarı saptanırsa cerrahi yöntemler düşünülmelidir.

Detay

Erişilebilir Rehabilitasyon

Engelsiz Rehabilitasyon Deneyimi ROMMER International, rehabilitasyonu yalnızca bir tedavi süreci olarak değil; hastanın hayatını yeniden özgürce yaşayabilmesini sağlayan bütüncül bir iyileşme yolculuğu olarak tasarlar. Bu anlayışla merkezimizin her detayı, hastanın bağımsız hareket edebilmesi için özenle planlanmıştır. Erişilebilir Tasarım Merkezimiz tekerlekli sandalye uyumlu odalar, basamaksız geçişler ve özel ulaşım imkânlarıyla her hasta için engelsiz bir deneyim sunar. Fizik tedavi salonlarından yüzme havuzuna, koridorlardan asansörlere kadar tüm alanlar erişilebilirlik standartlarına uygun olarak tasarlanmıştır. Kapsayıcı Yaklaşım ROMMER, multidisipliner rehabilitasyon anlayışıyla yalnızca fiziksel tedaviyle sınırlı kalmaz; hastanın tıbbi, psikolojik, sosyal ve yaşam kalitesi boyutlarını da ele alır. Farklı yaş grupları, hareket kısıtlılıkları ve özel gereksinimleri olan tüm hastalara eşit ve kapsamlı hizmet sunulur. Uzman Ekip, 30 Yıllık Deneyim Deneyimli fizyoterapistler, doktorlar ve rehabilitasyon uzmanlarından oluşan ekibimiz, her hastanın ihtiyacına özel program geliştirir. 1994'ten bu yana binlerce hastaya hizmet veren merkezimiz, erişilebilir rehabilitasyon alanında Türkiye'nin önde gelen merkezlerinden biridir.

Detay

Randevu Almak İster misiniz?

Uzman ekibimiz sizin için en uygun tedavi planını oluşturacak.

İletişime Geç